Bir Windows Kullanıcısı Olarak Linux Dual Boot Deneyimim

Image for post
Image for post

2003 yılında Evime ilk defa bilgisayar geldiğinden bu yana pek çok diğer insan gibi hep Microsoft’un Windows işletim sistemini kullandım. Xp ile başlayan bu maceram Windows 10 ile devam ediyor.

Diğer insanların aksine bilgisayarla ile tanışmam dan bu yana bilgisayarı kurcalamayı, nasıl çalıştığını incelemeyi bir şeyleri değiştirmekten daima tarifsiz bir zevk aldım. Oynadığım oyunların oyun dosyalarını değiştirerek bir yamalar yapmak Windows’un görünümünü Microsoft’un izin verdiği ölçüde değiştirerek kendime has bir görünüm elde etmek bana hep keyif vermişti.

Linux ile ilk defa Boğaziçi Üniversitesi’nde bir siber güvenlik etkinliğinde tanışmıştım. O zamana kadar Linux benim için korkutucu her şeyin kodla yapıldığı karmaşık bir işletim sistemi idi. Etkinlikte sanal makine ile linux kullanabileceğimiz söylenince etkinlik biter bitmez Oracle Virtual Box ile kurulumu yaptım. O zamanlar diğer pek çok insan gibi Mr Robot dizisini takip ettiğim için Kali Linux kurulumu yapmıştım. Ancak kurulumdan sonra bir türlü sürücü güncellemelerini yapamayıp bir noktada sıkılıp bırakmıştım

Arada boş zamanlarımda Youtube’daki bazı videolara bakıp Wİndows’un bana sıkıcı gelen arayüzünü daha çekici hale getiriyordum. Rain Meter ve Nexus Dock ile Windows arayüzünü bir noktaya kadar güzel hale getirmeyi başarmıştım. Ancak bir şekilde tam istediğim kullanıcı deneyimini sağlayamadığımı fark ettim.

Apple’ın her zaman tasarım diline hayran kalmış biri olmuşumdur. Ancak hiçbir zaman kısıtlanmaktan hoşlanmadığım için daha önceki İos maceram da kısa sürmüştü. Ancak kullandığım android telefondaki ikonları ve arayüzü İos ikonlarıyla kullanmıştım

Bu sebeple Mac işletim sistemine şans vermek istedim. Amacım Windows işletim sistemini oyun için kullanırken çalışmak ve bir şeyler üretmek için sanal makinemdeki Mac işletim sistemini kullanmaktı. Ancak Mac işletim sisteminin kullandığım donanımla uyumsuzluğu sebebiyle bu macera son buldu.

Sonra internette basit bir araştırmayla Mac arayüzüne benzer ondan daha hızlı çalışacak bir Linux sistemi oluşturabileceğim aklıma geldi. İnternette araştırmalarımı yaptım ve Linux Mint’i sanal makineme kurdum. İnanılmaz bir deneyimdi arayüzü Apple’a çok benziyordu ancak kendi eklediğim bir çok özellikle çok daha farklı hale getirebilmiştim.

Linux’un sunduğu özgürlük hissi çok güzeldi. Aldığım her bir hatayı internette araştırmak , terminal kodları ile çözmek inanılmaz bir keyifti benim için. Bu maceraya girmeden temel git komutlarını bilirken bu macerada pek çok Lİnux komutu öğrenmek de benim için bir kazan kazan durumu olmuştu.

Ancak bir sorun vardı. Sanal makinede olduğu için ara ara ufak takılmalar yaşıyordum. Benim gibi bilişim konusunda mükemmeliyetçi biri için bu kabul edilemezdi. O sebeple artık gözümü karartıp bu sistemi ana makineme kurma zamanım gelmişti. Ancak kullandığım pek çok yazılım ve oynadığım oyunlar Windows ile çalışıyordu. Windows’tan vazgeçemezdim. İnternette biraz araştırmayla bir makinede dual boot ile 2 tane işletim sistemi çalıştırabileceğimi öğrendim.

Gerekli disk ayarlamalarını yapıp Linux Mint’i makineme kurdum. Ancak sisteme ikinci monitörümü bir türlü tanıtamadım. Linux sistemim benim için çalışma sistemi olacağı için ve çift monitör benim için önemliydi. Bu sebeple Ubuntu dağıtmına geçtim. Yüklenir yüklenmez ikinci monitörümü tanıması beni çok mutlu etti. Ancak dual boot sırasında bir hata ile karşılaşıp tekrar windows boot Manager’a dönmek zorunda kaldım. Basit bir google araması ile sorunlarımı çözdüm

Linuxta kod yazmak bir şeyler üretmek, Figma ile çizim yapmak cidden farklı bir deneyim. Hız ve stabilite muazzam. 16 GB Rame ve Ryzen 7 3750h gibi çok güçlü bir işlemcim olduğu için Windows kullanırken de yavaş bir deneyim elde ettiğimi söyleyemem kesinlikle. Ancak Windows tarafında 11 GB ram tüketerek yaptığım bir web geliştirmeyi Linux ile 4.5 GB ile yapabilmek Linux dağıtımlarının en iddiali olduğu alan .

Yazılım Geliştirme alanında Linux geliştiriciler için pek çok araç sağlıyor. Ben Gİt Kraken, Vs Code ve Gpick renk seçicisini çok aktif şekilde kullanıyorum. Kullandığım diğer pek çok araç web üzerinden erişebildiği için onları indirme gereği duymadım.

Yaklaşık 3 haftadır sayısız Linux dağıtımı denemesi yaptım. KDE Plasma ve Elemantary OS çok güzel bir deneyimdi. Ancak ben kişisel olarak Ubuntu’nun benim ihtiyaçlarıma ve zevklerime en çok hitap eden Linux dağıtımı olduğunu düşünüyorum.

Yazımı toparlayacak olursam Windows benim için artık oyun sistemi haline geldi. Bazı özel yazılım ihtiyaçları dışında( SAP Logon gibi) vaktimin çoğunu Linux kullanarak geçiriyorum. Bu süreçte hem terminal kodlarına daha hakim olurken hem de gözüme hitap eden ve stabil bir sistemle üretkenliğimi arttırıyorum.

I have a great interest in everything related to information technologies.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store